2. BÖLÜM: Sarılmadın...
- nurlarinsultani

- 30 Eyl 2025
- 2 dakikada okunur

07.04.2013
Bedenim büyük bir yorgunluğun altında ezilir gibi ağrıyor, burnum silmekten yara olmuş, yüreğim hüzünlü...
Dün gece yatağa geç geldin... Oysa ben; gelip bir an önce sarılmanı, seni yanımda hissetmeyi bekliyordum... Huzursuzca geçen dakikalarla huzursuz bir uykuya daldım... Odanın kapısını açtığında uyuduğum huzursuz uyku hala canımı acıtırken yatağa girdin. Biraz sonra uzaktan sarılır gibi yaptın ama beni sarmadın, beklediğim gibi, özlediğim gibi sarmadın... Yaptığın yemekleri yemediğim, beğenmediğim için kızmış mıydın? Çok geçmeden duvarın dibinde arkanı dönüp uyudun. Gece boyu uyuyup uyanıp sarılmanı beklerken her baktığımda duvara dönmüş uyuyordun, sarılmadın. Hiç sarılmadın bana. . .
Sabah işe gitmek için kalkıp hazırlanırken sen, ben evden çıkmadan önce dudaklarıma konduracağın öpücüğü bekledim. . . Tüm gecenin huzursuzluğunu ve hasretini silecek öpücüğünü bekledim. . . Ama sen o beklediğim öpücüğü vermeden kapıyı çekip gittin, bir yabancı gibi çıkıp gittin. . .
Sonra aramanı bekledim, kendimi uyumaya zorlayarak... Öyle ya huzursuz da olsa uykuyla zaman çabuk geçerdi ya da geçtiği fark edilmezdi. Ama yatılan her huzursuz uyku kısa olur. Uyanıp uyanıp kendimi uykuya yatırdım telefon çalmadıkça. . . Sonunda 11'i geçiyordu ki saat, ben aradım seni fakat cevap veren olmadı. . . Aradığında 13.30'du ve hüzünlü benden ses çıkamıyordu hüzünden. . .
(2025'ten bugüne notlar) Hatırlıyorum da et kavuruyordun mutfakta ve nasıl yapman gerektiğini sormuştun ben de "domatesli biberli yap baharat koyma ama sakın" demiştim. Nedenini sorduğunda sevmediğimi söylemiştim. Sonra tam sofraya oturduk ağzıma lokmayı atmamla birlikte ette o hiç sevmediğim kekik tadını almam bir olmuştu ve "Baharat koyma demiştim!" diye isyan ettim, sen de "Baharat koymadım ki sadece kekik koydum." demiş beni hem verdiğin bu aykırı cevapla şok hem de sinir etmiştin. "Kekik ne, baharat değil mi!?" deyip yememiştim. Biraz zaman sonra yine aynı şeyi yapmış yine kavurmaya kekik koymuş ve ben bu kez bile bile yaptığını düşündüğüm için kızmıştım, gerekçen "Unuttum, hatırlamıyorum" demekti ve bu daha çok inciticiydi. Unutabilmişsen senin için önemsizdi demek ki, ne yediğim ne yemediğim, ne sevdiğim ne sevmediğim önemsizdi. Bu daha da çok acıtıyordu. . . "Tek başına yersin şimdi!" dediğimde ne çok bağırmıştın. Hatta bağırırken tepiniyordun mutfakta ve ayağından terlik fırlayıp uçup salonun ortasına düşmüştü. Hala bağırıyordun ama o kadar çok komikti ki karşılık veremiyor kahkahalarla haline gülüyordum. Terliğin tepinmenle birlikte ayağından fırlayıp uçuşu ve benim terliği havada çizdiği kavisle birlikte izleyerek düştüğü yere kadar takip etmem, hepsi çok komikti. Gülerken incinmiş ve acıyan kalbimi görmezden ve duymazdan geliyordum; ileride bir gün koca bir dosya koyacaktı karar mercii olan aklımın önüne. . .
Evlilikle Birlikte
Dr. Nurcem Hanzadebek Çep Yeşiloğlu



Yorumlar