İyilik Maskeli Yüzsüz Adam
- nurlarinsultani
- 16 Eki 2025
- 4 dakikada okunur

Doğuştan mıdır, sonradan olma mıdır bilinmez, bir yüzsüz adam varmış. Yüzünde bir iyilik maskesiyle yaşarmış. Kimseye zarar verdiği görülmemiş ama birilerine faydasına da hiç şahit olunmamış bir adam. . . Geldiği ülkede herkes de böyle yüzsüz ve iyilik maskeliymiş, öyle yaşarlarmış. Sesleri öyle kısık öyle azmış ki insanların bir kulakları duysa diğer kulakları duyamazmış. Hep birlikte yaşarlarmış ama hepsi de yalnızmış. . .
İşte bir gün bu Maskeli Yüzsüzler ülkesindeki bizim yüzsüz iyilik maskeli adam, kendine mahsus bir adı olsun istemiş ve adını bulmak için uzun bir yolculuğa çıkmaya karar vermiş. Öyle bir ad bulmalıymış ki herkes hayran kalsın, anıldığında alkışlansın. Öyle bir adı olmalıymış ki kendisini şimdi olduğu yerden çooook yükseklere taşısın. yüceltsin, kendine şan ve şeref katsın. O kısık duyulamayan sesini, görülemeyen yüzünü herkes beğensin. . .
Bu yolculukta ne var ki hep birlikte yaşadığı ailesi onunla değilmiş, yapayalnız yürüyormuş alıştığı Maskeli Sessizler ülkesinden artık çoook uzaklarda. . . Ama hiç garip gelmemiş bu ona. Bu "yapayalnızlık" sanki kendisini ülkesinde hissettiriyormuş. . . Aynı ülkesi gibi soğuk, ıssız ve karanlıkmış yalnızlık da. . .
Nereye gitse, kimi görse kendi adını nerede bulabileceğini sorarmış. Sorarmış fakat kimse onu duyamazmış ki cevap verebilsin. . . Yürümüş, yürümüş çok yorulmuş ve artık bu yapayalnızlıktan yorulmaya başlamış, karanlığından da etrafı göremez olmuş. . . Vardığı bir handa ona bu yapayalnızlıktan ancak bir yol arkadaşı bulabilirse kurtulabileceğini söylemişler. Kendisi gibi birkaç yolcuyla da tanıştırmışlar ama hiçbirisi soğuktan titreyen içini ısıtmamış. . .
Yolculuğuna devam ederken bir gün ona "kendi adını bulmuş" bir yolcudan bahsetmişler. Merak edip tanışmak istemiş. Çooook uzakta, çok yüksek bir dağın yamacındaymış bu yolcu ve aralarında kocaman depderin de bir uçurum varmış üstelik. Yine de seslenmiş Kısık Sesli İyilik Maskeli Yüzsüz Adam, adını bulmuş yolcuya. . .
Adını bulmuş Yolcu onu duymuş ve ona daha önce kimsenin bakmadığı gibi bakmış; sanki bir yüzü varmış, sanki bir adı varmış, güçlü ve tok bir sesle konuşmuş gibi bakmış ve aradaki uçuruma rağmen onu dinleyip cevap vermiş. . .
Yüzsüz Adam çok mutlu olmuş; ilk defa sesini duyabilen birisiyle karşılaştığı için, ilk defa birisi maskeye değil de yüzüne görüyor gibi baktığı için. . . Öyle değerli hissetmiş ki aradığı şeyi bulduğunu sanmış. İçi sıcacıkmış artık, etrafı aydınlanmış, karanlık etrafından dağılmış. Kendisine birlikte yolculuk yapmayı teklif ettiği ilk konuşmasını duyan dağ yamacındaki yolcu gülümseyerek kabul etmiş bu teklifi zira aradaki uçurum pek de kolay aşılabilecek gibi değilmiş... Uçurumu aşmak da şartmış çünkü o yüksek dağa yolculuk yapanlar aradıkları adı yalnızca bu dağa ulaştıklarında bulabiliyorlarmış. . . Adını bulanlar ise o adı; yüzüne, gözüne, eline, ayağına, başına, saçına, sesine, diline, gönlüne giydirebilmek ve o adla yaşayıp o adla yaşatabilmek için dağın zirvesine doğru yolculuğa devam ederlermiş. . ! Dağın her yükseltisi, zirveye olan her mesafesi ayrı bir bilgeliğe, yeteneğe açılıyormuş... İnsanlar tırmandıkça kendileri de yüceliyormuş, adları da kendilerinde bir o kadar çok tezahür ediyormuş. . .
Yamaçtaki yolcu, İyilik Maskeli Yüzsüz Adam'ın birlikte yolculuk yapma teklifini kabul edeli yıllar geçmiş ama İyilik Maskeli Yüzsüz Adam ne o uçurumu aşabilmiş ne de çıktığı yolculuğun asıl sebebini hatırlayabilmiş. . . İstiyormuş ki o uçurumun nasıl aşılacağını bilen yamaçtaki yolcu kendisinin yanına gelsin ve ona hep bir yüzü varmış, maskesi yokmuş gibi baksın, kimsenin duyamadığı sesiyle konuşsun ve yamaç yolcusu onu duyup dinlesin böylece "mutlu mutlu" yaşasın gitsin; hiç zorlanmadan, dağ tepe aşmadan, terlemeden, yorulmadan, tırmanmadan böylece bu mutlulukla yaşasın ömrünün sonuna kadar. Bu arzusuyla o kadar çok bağırmış ki karşı dağdaki yamaç yolcusuna, kendi kulaklarını sağır etmiş. . . Yamaç yolcusunun dağı inleten gür sesini bile duyamaz olmuş. . .
Ne yaptıysa ne ettiyse de duyuramamış sesini yamaçtaki yolcu, İyilik Maskeli Yüzsüz Adam'a. . . Oysa uçurumu nasıl aşması gerektiğini, kestirmeleri, tehlikeleri hepsini anlatmış tek tek, defalarca ama duyuramamış. . . El kol hareketleriyle anlatayım demiş fakat İyilik Maskeli Yüzsüz Adam daha da çok çıldırmış: "Beni oyuncak ettin, oynuyorsun!" diye diye öfkesinden gözlerini kör etmiş. . . Yolda rastladığı hayvanların kışkırtmasıyla tüfeğini ateşlemiş bir şeylerin sonunun geldiğini hissederek..! Attığı her kurşun yamaçtaki yolcuyu vurmuş. . . "Ay görmedim!", "Yanlışlıkla oldu!", "Ben yapmadım!" gibi bir sürü gerekçeler sunmuş, itirazlar etmiş, inkarlar savurmuş ama ne zaman bir hayvan ile karşılaşsa yamaca nişan alıp ateşlemiş silahını hayvana değil. . . Sonunda kendisine yol göstermeye çalışan yol arkadaşını öldürmüş. . !
"Ben kaç kere sana gelmeye teşebbüs ettim, kalk!" diye naralar atmış öfkeyle. Öldürdüğü yolcu dirilmiyor diye çok öfkelenmiş. Arık öldürdüğünü göremeyecek kadar kör, yaraladıkça iniltilerini duyamayacak kadar sağır, gerçekleri anlayamayacak kadar ahmakmış işte bu yüzsüz, iyilik maskesi takan adam. . .
Bitmemiş söylenmeleri yine de. . . "Yollarımızı ayıralım artık o zaman yeter! Ben böyle çekemem............ herkes kendi yoluna baksın o zaman bir an önce!" diye söylenip duruyormuş. Öyle ya, başka yolculuk edecek yolcu mu yok!? Bu dirilmiyorsa dirisini bulur. O da kendisinin sağır, kör ve yüzsüzlüğüyle vuruldukça ölürse ve de o "diril!" dediğinde dirilmezse onunla da yolları ayırıp yeni bir kurban bulabilir.
Hayvanlara ateş edemeyecek kadar "iyi" ama ateş edip yol arkadaşını defalarca vurup dirilmesini isteyecek kadar "Yüzsüz", kim olduğunu, ne olması gerektiğini, hayat amacını bilemeyecek kadar "Adsız", kör-sağır-ahmak-korkak ve çıldırasıya öfkeli bir mahluk kadar "Tehlikeli", ve kendine yardım edene defalarca aynı şekilde bile bile zarar verebilecek kadar umursamaz bir "Hain". . !
İşte o dağa tırmanıp zorlu yolculuğu yapmayan her iyilik maskesinin ardındaki kişi budur. .!
İlk ihaneti ise çıktığı yolculuğun asıl amacını unutarak kendine yapar! Ve kendine ihanet edebilen herkese eder. . . Kendi iradesiyle yaptığı şeylerin suçunu başkasına atarak "Ben yapmadım!" diye kendini kandıran, kendine yalan söyleyen herkese de söyler ve kendi inandığı gibi herkesin de inanmasını bekler kendi yalanlarına. . .
Çağrışımsal Denemeler
Dr. Nurcem Hanzadebek Çep


Yorumlar